Alanya’nın yolları artık sadece “yol” değil; birer hayatta kalma parkuru, birer öfke biriktirme alanı, birer siyasi sabır testi. Mahalle aralarında köstebek yuvasına dönen asfaltlar, sanayiye çıkamayan araçlar, çukurlara düşüp yaralanan vatandaşlar…

Bunlar artık haber değil, günlük gerçeklik haline geldi.

Ve bu gerçeklik, hem Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni hem de Alanya Belediyesi’ni aynı anda işaret eden bir isyanla yüzleşiyor.

Son günlerde sosyal medyada, yerel haber sitelerinde ve vatandaşların telefon kameralarında aynı görüntü dönüp duruyor: Derin çukurlar, yamalı bohça gibi yollar, yağmur yağdığında göle dönen sokaklar.

Mahmutlar’da, Oba’da, Tepe’de, Konaklı’da…

Liste uzuyor.

Bir vatandaşın dediği gibi: “Köstebek yuvası mı, şehir yolu mu?”

Sürücüler sanayiye her gidiş-dönüşte lastik mi değiştirecek, yoksa belediyenin ekiplerini mi bekleyecek? İkisi de pahalıya patlıyor. Araçlar zarar görüyor, insanlar yaralanıyor, zaman ve para heba oluyor. En kötüsü de, bu çukurlar artık sadece maddi hasar değil; potansiyel ölüm tuzağı haline geliyor.Belediyeler ne diyor peki? Alanya Belediyesi son dönemde birkaç mahallede (Hocalar’daki 25 yıllık Ekeler Sokak gibi) altyapı + asfalt hamleleri yaptı, alkışlanacak işler bunlar. Atatürk Caddesi’nde sıcak asfalt çalışmaları başladı, 6 altyapı firmasıyla koordineli ilerliyorlar, 10 gün içinde girişten başlayacaklarını söylüyorlar. İyi güzel. Ama bunlar “seçilmiş” bölgeler. Peki ya diğer mahalleler? Yağışlarla birlikte geçici soğuk yama tamponları yetmiyor artık; çukurlar yeniden açılıyor, esnaf kendi imkanlarıyla doldurmak zorunda kalıyor.

Büyükşehir’in payı ise daha büyük bir soru işareti: Alanya’nın göbeğinde bile ASAT’ın bitirdiği altyapı sonrası üstyapı aylardır tamamlanmıyor. Koordinasyon eksikliği mi, kaynak mı, öncelik mi? Vatandaş artık bunları tartışmak istemiyor; somut seferberlik istiyor.

Siyasiler de seslerini yükseltiyor – haklı olarak. Hem ilçe hem büyükşehir belediyelerine aynı anda çağrı yapmak, sorunun boyutunu gösteriyor. Bu, “benim partim değil” deme lüksünün kalmadığının ilanı. Alanya turizmle, tarımla, sanayiyle nefes alan bir şehir; ama bu yollar nefes aldırmıyor.

Araç çıkamıyor, ambulans gecikiyor, çocuklar okula yürürken düşme riski taşıyor.

Acil bir “asfalt ve altyapı seferberliğinden bahsediliyor; evet, tam da buna ihtiyaç var. Bütçe mi yok? Öncelik mi kaymış? O zaman bunu halka açıklayın. Ama susmak, yamamak, ertelemek artık kabul edilemez.

Alanya’nın her mahallesi eşit derecede “şehir” olmalı. Köstebek yuvaları değil. Yaralanan vatandaşların, sanayiye ulaşamayan esnafın, gece çukura düşen motosikletlinin sesi duyulmalı.

Belediyeler bu çağrıya kulak verirse, belki de bir sonraki yağmurda “yine mi?” demeyiz. Verilmezse, sabır taşının son kırıntısı da dökülecek.

Zaman daralıyor.

Alanya’nın yolları düzelmeden, şehir düzelmez.