CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün teleferik kazası bahane edilerek tutuklanmasının düpedüz siyasi bir karar alıdğını söyledi. Ankara'da düzenlenen Belediye Başkanları Çalıştayı'nda konuşan Özel, " Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz için verilen tutuklama kararı hukuki değildir, vicdanı değildir, ahlaki değildir" dedi. "Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz'ün arkasındayız" diyen CHP Lideri Özgür Özel, hukuki süreci yakından takip ettiklerini bildirdi.
CHP lideri Özgür Özel, Ankara'daki Belediye Başkanları Çalıştayı'nda konuştu. Özel'in erken seçimle ilgili sözleri dikkat çekti. Özel "Bunun bir yerel seçim olduğunu, sarı kart gösterilmesi gerektiğini, bu seçimin genel sonuçlar doğurmayacağını ama genele mesaj vereceğini söyleyip AK Partiliden de MHP'liden de oy istedim. Bu teveccüh görüldü. Bu seçmene seçimden sonra bu bir yerel seçim deyip erken seçim çağrısı yapmak bu seçmenle kurduğumuz akdi bozmak demektir" dedi.
Özel'in kornuşmasının bazı satır başları şu şekilde:
"Böyle bir günde 650 kişilik salonda seçilmiş belediye başkanları ve il başkanlarıyla birlikte bu salonu hınca hınç doldurabilmenin, koltuklarında oturan her bir kişinin ilçe seçim kurullarından il seçim kurullarından aldıkları mazbatalarıyla seçilmiş CHP'li olmasının gururunu yaşıyorum.
Gün oldu bu parti baraj altında kaldı, gün oldu çelengi il başkanları kendileri taşıdı ama 81 ilde Atatürk'ten emanet bu bayrağı yere düşürmeden bugünlere taşıyan ve onların sayesinde ki babaevi herkesin içine doğduğu, büyüdüğü, başı sıkışan herkesin çorbasının kaynadığını bacasının tüttüğünü bildiği, bir gün ihtiyaç duyarsa kapısının açılacağını bildiği yerdir babaevi. Bu babaevinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.
"YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM"
Burada o babaevinin çorbası kaynasın diye yıllardır, o babaevine sahip çıkanların, bacası tütsün diye odun kesenlerin, aramızda olmayanları rahmetle, yaşayanları minnetle anarak bizi bugünlere getiren, partimizi 47 yıl sonra birinci parti yapabilmemiz için en kötü günde bu partiye sahip çıkanlara, en zor zamanlarda görevlerini layıkıyla yapıp, en iyi kamu görevlerini liyakatle, şeffaf, açık bir şekilde yapan ve geçmişte yerel yönetimlerde görev alıp bugün bu salonu hınca hınç dolduracak kadar çok mazbatayı almamızı sağlayan tüm belediye başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Yerel seçimlerin sonunda 14 tane büyükşehiri, 21 il merkezini kazanarak toplam 35 ilde belediyeleri kazandık ve en yakın partiden 11 fazla il belediyemiz var. 314 ilçede, 60 beldede, 409 belediyeyi hep birlikte kazandık. Yüzde 38 oy oranına ulaşarak partimizi hep birlikte birinci parti yaptık. Partimiz artık toplumun her kesiminden oy alabilen bir siyasi partidir. Büyük bir başarı elde ettik.
Biz bu yola çıkarken partinin gençlerin ve kadınların partisi olacağını vurgulamıştık.

Alanya'da bir türlü bitmeyen TOKİ projesinde son durum Alanya'da bir türlü bitmeyen TOKİ projesinde son durum

"BİZİM ADAYIMIZA OY VERİYORLAR"
AK Partililer bıkmış dön dolaş aynı isimler belediye başkanı, bizim adayımıza oy veriyorlar. CHP'liler nasıl olsa kazanamıyoruz çaresizliğiyle, AK Parti'yi istemeyenler MHP'ye, MHP'yi istemeyenler AK Parti'ye oy veriyor. Seçimi bize, kendi seçmenimiz kaybettiriyor, öğrenilmiş çaresizlik.
Bu seçimde milliyetçi demokratların payı vardır. Bu seçimde muhafazakar demokratların payı vardır. Bu seçimde tüm Kürt demokratların emeği vardır. Seçimleri Türkiye ittifakı kazanmıştır, Türkiye kazanmıştır. Türkiye ittifakının belediye başkanlarına selam olsun. Üzerimizdeki yüzde 25'lik cam tavanı, bu sonuçlarla beraber tuzla buz ettik.
KİLİDİ AÇAN ÜÇ ANAHTARI SIRALADI
Gencecik bir ekiple, çok tecrübeli bir ekiple birlikte 80 darbesinden bu yana açılmayan kapıyı açmak için düşünmeye başladık. Geçmişte açılan kapının kilidi mutlaka bir yerlerdedir dedik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bıraktığı 3 anahtarı aldık. Birinci anahtar, Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyeti kime emanet ettiği idi. Atatürk, Cumhuriyeti gençlere emanet etmişti. İşte, gençlik diyerek, gençleşme diyerek, daha çok genç aday diyerek ilk anahtarı soktuk, çevrildi. İkinci anahtar...
Cumhuriyet, kadını eşit yurttaş, eşit temsil ve kadına olan güvenle yükselmişti. Çok daha fazla kadınla ikinci kilidi de açtık. Üçüncü kilit... Yine Atatürk, bu ülkenin neden işgale uğradığını çok iyi biliyordu. Fatih Sultan Mehmet, çağ açıp çağ kapatırken, dünyanın en iyi mühendislerini getirip, dünyanın en ileri toplarını döktürüyordu.
Hazerfen Çelebi, Mimar Sinan... Bu ülkenin doğru istikametinin, bir yön olarak batı değil, bilim orada olduğu için, zamanında orada fenne sarıldıkları için, bilime yüzünü dönmüştü. Çağdaş dünyadaki en iyi yönetilen siyasi partiler nasıl yönetiliyorsa, bu süreci öyle yönetmek kararını konuştuk ve uyguladık. Bütün bilgiler üretildi, paylaşıldı, haftalık revizyonlarla her şey ölçme, değerlendirmeyle yönlendirildi. Hepimiz birden, bilime sarılarak ve bilimin söylediğini dinleyerek, gereğini ona göre yaparak kazandık. O yüzden, üçüncü anahtar da bilimsel yöntemlerdi.
"SAYIN ERDOĞAN'LA YÜZ YÜZE BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRECEĞİM"
Yeni bir dönemdeyiz. Bayramda Recep Tayyip Erdoğan'ı arayarak başladım, tüm partilerin siyasi liderleriyle, 18 liderle bayramlaştım. CHP herkesle bayramlaşabilen tek partidir. Sayın Erdoğan'la yüz yüze bir görüşme gerçekleştireceğim.
Şu sebeple Türkiye ekonomisinin yüzde 80’ine yerel yönetim hizmeti veriyoruz. Türkiye çok büyük bir sıkıntının içinde ve süreçte yoksulluk var, işsizlik var. Bu süreçte ekonomik krizlerin sosyolojik toplumsal krizlere dönüşme riski var. Orada milletin yetki verdiği iki kişi var birisi genel yönetim yetkisini kullananlar diğeri yerel yönetim yetkisini kullananlardır.
Bu iki yapının çatışması, sürtüşmesi millete kaybettirir. Yurt dışından bulunmuş hazır fonların Türkiye’de hizmete sunulmaması bir inada kurban edilmesi milletimize kaybettirir. Millet böyle hataları affetmez. Biz kibre kapılırsak bize, kim kibre kapılırsa ona hesap sorar. Biz bir nezaket telefonu açtık, şimdi bir çalışma ziyaretine gideceğiz.
Sizlerin masalarda çalışarak ortaklaştıracağınız taleplerden ajandamızda olması gereken öncelikleri, parti meclisimizin MYK’mızın parti grubumuzun bize toplam siyaset üzerinden yaptıkları yorumları billurlaştırıp ajandamızı oluşturup nezaketle talepte bulunup bir yüz yüze görüşme yapacağız. Ben ilerleme sağlayacağımızı öncelikle toplumdaki bu kutuplaşmayı kırmak için bir adım atacağımız sonra bu toplumun yararına olan işlerde birlikte yol alabileceğimize yürekten inanıyorum.
Biz bu ülkede ana muhalefet partisiyiz şu anda milletimiz yeni bir görev verene kadar. Ama bu topraklardan çıktığımız zaman bu ülkede ana muhalefet partisiyiz yurt dışına çıktığımız zaman Türkiye’nin partisiyiz. Bu ülkeye yapacağımız katkıları görünür kılmak bizim yeni süreçte yeni siyasi hattımızın olmazsa olmazlarıdır.
"TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNE YATIRIM YAPILDI"
Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Cumhuriyet'in tarihini yeniden yazma fırsatı yakaladık. Yetkiyi kimden aldığımızı biliyoruz. Alınan kredi tüketim kredisi değildir. Alınan kredi düpedüz bir yatırımcı kredisidir. Yatırım için, Türkiye'nin geleceğine yatırım yapıldı. 4 yıl bakacağım nasıl yönetilir diye. Kötü yönetirsen geri çekerler."
"HER GEÇEN GÜN İKTİDARA YÜRÜDÜĞÜMÜZÜN BİLİNCİYLE DAVRANMAK DURUMUNDAYIZ"
Seçim bitti, 20 gün tadını çıkardık, belli bir ölçüde dinlendik. Bundan sonra örgütümüz sürekli seçim motivasyonuyla çalışmak zorundadır. Her geçen gün iktidara yürüdüğümüzün bilinciyle, ciddiyetiyle ve sorumluluğuyla davranmak durumundayız. Milletimiz birilerine sarı kart gösterirken bize bir az önce bahsettiğim krediyi tanımıştır. 4 yıl boyunca sizi izleyeceğim ve kararı vereceğim demiştir.
Oylarımızı kalıcılaştırmalıyız. Erken seçim çağrısı yapmak akdi bozmak demektir. Erdoğan’ın ilk başlarda mektubu doğru okuyup şimdi martaval okuması bundandır. Varsın milletin mesajını almasınlar. Millet mesajı almayanları da mesajı doğru alanları da bilir.
"ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI YAPMAK AKDİ BOZMAK DEMEKTİR"
Sayın Erdoğan, her konuşmasında özenle 4 yıllık seçimsiz bir dönemin altını çizmektedir. Ben bunun bir yerel seçim olduğunun, sarı kart gösterilmesi gerektiğini, bu seçimin genel sonuçlar doğurmayacağını ama genele mesaj vereceğini, ses duyuracağını söyleyip AK Partiliden de MHP'liden de oy istedim. Bu teveccüh görüldü. Bu seçmene seçimden sonra bu bir yerel seçim deyip erken seçim çağrısı yapmak bu seçmenle kurduğumuz akdi bozmak demektir.
Bir erken seçim talebi olacaksa o şöyle olacaktır, sarı karttan anlamayıp ikinci sartı kartı arananlar var. Örneğin MHP. Bizimkiler CHP'ye oy vermedi diyor. Niye? Bal gibi var bütün sonuçlar ortada. Çünkü bizim gibi bakmıyor. Bize verilen oylar değerlidir, başımızın üstündedir, hak edeceğiz ve kalıcılaştırmak istiyoruz, biz görüyoruz o oyu. Belki de emanettir, ihanet etmezsen burada kalır. Ama o daha ilk günden geçen daha geçen seçim kendisine oy vermiş seçmene sen CHP'lisin diyor, sen oralı oldun artık diyor, sen hainsin diyor. Hepimize diyordu ya, sıra yıllardır oy aldığı seçmene geldi."