<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gündem Alanya - Haber sitesi</title>
    <link>https://www.gundemalanya.com</link>
    <description>Gerçek, doğru, gündem, güvenilir ve tarafsız internet haberciliğin yeni adresi. Haber, Alanya Haber, Son Dakika Haberler, Flaş Haberler, Siyasi, Turizm, Tarım, gündem alanya, sağlık, Antalya Haberleri...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gundemalanya.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2026 10:21:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece giren krampa dikkat!]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/gece-giren-krampa-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/gece-giren-krampa-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, 'Gece giren kramplar sıradan bir durum olarak görülmemeli.Özellikle kişiyi uykudan uyandıran ve sık tekrarlayan kramplar, dolaşım bozuklukları, sinir sıkışmaları veya metabolik problemlerin belirtisi olabilir' uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında bilgiler verdi. Bacağınızı aniden kilitleyen, uykudan sıçrayarak uyandıran krampları hafife almayın. Sık tekrarlayan kramplar, sanıldığının aksine yalnızca yorgunluk veya susuzluk değil; bel fıtığından sinir sıkışmasına kadar birçok sağlık sorununun habercisi olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sık tekrarlayan kas krampları yalnızca yorgunluk veya mineral eksikliğinden kaynaklanmayabilir. Bazı önemli sağlık sorunlarının ilk belirtisi olabilir.Kas krampı, kasın istemsiz ve ani şekilde kasılması sonucu ortaya çıkar. Kramp çoğunlukla baldır, ayak ve bacak kaslarında görülür. Birkaç saniye sürebileceği gibi dakikalar boyunca devam ederek kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir.</p>

<p><strong>Her Krampın Sebebi Magnezyum Eksikliği Değil</strong></p>

<p>Toplumda kramplar genellikle magnezyum eksikliğiyle ilişkilendirilir. Magnezyum eksikliği önemli nedenlerden biri olsa da tek neden değildir. Potasyum ve kalsiyum eksiklikleri, yetersiz sıvı tüketimi, aşırı egzersiz, dolaşım bozuklukları ve sinir sistemi problemleri de kramp oluşumuna yol açabilir.</p>

<p><strong>Bel Fıtığı Krampla Kendini Gösterebilir</strong></p>

<p>Özellikle sık tekrarlayan bacak krampları bazı durumlarda bel kaynaklı sorunlardan kaynaklanabilir.Bel fıtığı veya sinir kökü basısı yaşayan kişilerde sadece ağrı değil, kaslarda istemsiz kasılmalar ve gece krampları da görülebilir. Bu nedenle sürekli aynı bölgede ortaya çıkan kramplar mutlaka değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Gece Uykudan Uyandırıyorsa Dikkat !</strong></p>

<p>Gece giren kramplar sıradan bir durum olarak görülmemeli. Özellikle kişiyi uykudan uyandıran ve sık tekrarlayan kramplar, dolaşım bozuklukları, sinir sıkışmaları veya metabolik problemlerin belirtisi olabilir. Bu durumda yalnızca ağrıyı geçirmek yeterli değildir, neden araştırılmalıdır.</p>

<p>Kramp sırasında kasın yavaşça gerilmesi, hafif masaj uygulanması ve mümkünse kısa süre yürünmesinin rahatlama sağlayabileceğini belirten Doç. Dr. Ahmet İnanır, düzenli egzersiz, yeterli su tüketimi ve dengeli beslenmenin kramp riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Kramplar sıklaşıyor, şiddetleniyor ya da uyuşma, güç kaybı ve hissizlik gibi belirtilerle birlikte görülüyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Çünkü bazen basit görünen bir kramp, altta yatan önemli bir sağlık sorununun ilk işareti olabilir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/gece-giren-krampa-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/gece-giren-krampa-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="70125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alkol ve bazı anksiyete ilaçları solunumu durdurabilecek risk oluşturuyor!]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/alkol-ve-bazi-anksiyete-ilaclari-solunumu-durdurabilecek-risk-olusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/alkol-ve-bazi-anksiyete-ilaclari-solunumu-durdurabilecek-risk-olusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tan, psikiyatrik ilaçlarla alkol kullanımının risklerine dikkat çekti. Özellikle anksiyete ilaçlarının alkolle birlikte alınmasının solunumu durdurarak ölümcül sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tan, psikiyatrik ilaçlarla alkol kullanımının riskleri hakkında açıklamalarda bulundu. Ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlarla alkolün birlikte alınmasının, hastalar tarafından sıkça merak edilen konular arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Oğuz Tan, 'Antidepresanlarla alkol arasında etkileşim bulunuyor ancak bu etkileşim genellikle ölümcül düzeyde olmaz.' dedi.</p>

<p>Antidepresanların alkolle birlikte kullanılmasının çeşitli yan etkilere yol açabileceğine değinen Prof. Dr. Tan, 'Kaygı giderici (anksiyolitik) ilaçlar söz konusu olduğunda durum değişebiliyor. Özellikle yüksek dozlarda alkolle birlikte alınan bazı anksiyete ilaçları ölümcül sonuçlara neden olabilir. Bu risk kalp krizinden değil, solunumun baskılanmasından kaynaklanır. Solunumun yavaşlaması veya durması sonucu hayati tehlike oluşabileceği için bu ilaçları kullanan kişilere alkol tüketmemeleri önerilir.' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>ANKSİYETE İLAÇLARI KULLANANLARIN ALKOL TÜKETİMİNDEN KAÇINMASI GEREKİR!</strong></p>

<p>Ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç grubu olan antipsikotiklerde ise farklı riskler bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Tan, 'Bazı antipsikotik ilaçlar alkolle etkileşimden bağımsız olarak nadir de olsa kalpte ritim bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle antipsikotik tedavi gören hastalarda kalp fonksiyonlarının düzenli olarak takip edilmesi önem taşır.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Psikiyatrik tedavilerde kullanılan ilaçların yalnızca antidepresanlardan ibaret olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Tan, 'Antidepresanlar, anksiyete giderici ilaçlar, antipsikotikler ve diğer tedavi seçenekleri farklı özelliklere sahip. Alkolle en ciddi ve ölümcül etkileşim riski özellikle kaygı giderici ilaçlarda görülebiliyor. Bu ilaçları kullanan kişilerin alkol tüketiminden kaçınmaları gerekir.' dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/alkol-ve-bazi-anksiyete-ilaclari-solunumu-durdurabilecek-risk-olusturuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/alkol-ve-bazi-anksiyete-ilaclari-solunumu-durdurabilecek-risk-olusturuyor.webp" type="image/jpeg" length="97526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Hareket yaşını öğren, sağlıklı yaşa' açılış etkinliği gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-acilis-etkinligi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-acilis-etkinligi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından obezitenin önlenmesi ve fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi amacıyla başlatılan 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyasının Antalya'daki açılış etkinliği Konyaaltı Kent Meydanı'nda gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda Konyaaltı Kent Meydanı'nda düzenlenen etkinlikte vatandaşlara sağlıklı yaşam alışkanlıkları, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ile kas gücü ve dengenin korunmasının önemi hakkında bilgilendirme yapıldı.</p>

<p>Kampanya kapsamında, İl Sağlık Müdürlüklerinin koordinasyonunda 81 ilde 1 ay boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Vatandaşlara fizyoterapistler eşliğinde 30 saniye otur-kalk testi, denge testleri ve el dinamometresi ile kavrama kuvveti ölçümü uygulanacak.</p>

<p>Yapılacak değerlendirmeler sonucunda katılımcıların hareket yaşları belirlenecek. Katılımcılara 'Hareket Kapasitesi Sonuç Kartı' verilirken, ihtiyaç duyan vatandaşlar Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan fiziksel aktivite danışmanlığı ve egzersiz hizmetlerine yönlendirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kampanya ile bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri konusunda farkındalık kazanmaları, düzenli egzersiz alışkanlığının yaygınlaştırılması ve toplumda sağlıklı yaşam kültürünün güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, obeziteyle mücadele, düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi. </p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-acilis-etkinligi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/agency/dha/hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-acilis-etkinligi-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="47780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak havalar mikropları çoğaltıyor... Havuzlar her zaman masum değil]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/sicak-havalar-mikroplari-cogaltiyor-havuzlar-her-zaman-masum-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/sicak-havalar-mikroplari-cogaltiyor-havuzlar-her-zaman-masum-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarının yalnızca tatil keyfini değil, enfeksiyon riskini de artırdığını belirten uzmanlar, sıcak ve nemli havaların bakterilerin hızla çoğalmasına neden olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte sağlık riski oluşturabilecek durumlar hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Yaz mevsiminin yalnızca insanlar için değil, hastalık yapıcı mikroorganizmalar için de uygun bir yaşam ortamı oluşturduğunu belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, 'Sıcak ve nemli havalar birçok bakteri türünün çoğalmasını hızlandırır.' dedi.</p>

<p>Özellikle Salmonella, E. coli, Campylobacter, Shigella ve bazı Vibrio türlerinin yaz aylarında daha sık görüldüğünü vurgulayan Dr. Mamçu, 'İyi pişirilmemiş etler, çiğ tavuk ürünleri, açıkta bekletilen yiyecekler ve hijyenik olmayan su kaynakları enfeksiyonların en önemli bulaş yolları arasında yer alır. Pikniklerde veya açık hava organizasyonlarında saatlerce güneş altında bekleyen yiyecekler de ciddi sağlık riski oluşturur. Sıcak havalarda gıdaların bozulma süresi önemli ölçüde kısalıyor. Güvenli görünen bir yiyecek bile kısa süre içerisinde enfeksiyon kaynağına dönüşebiliyor.' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>YAZIN EN SIK KARŞILAŞILAN SORUNU GIDA ZEHİRLENMELERİ!</strong></p>

<p>Yaz döneminde acil servislere başvuruların önemli bir bölümünü gıda kaynaklı enfeksiyonların oluşturduğuna işaret eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, 'Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, ateş ve halsizlik gibi belirtilerin hafife alınmaması gerekir.' dedi.</p>

<p>Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı kaybının çok daha hızlı gelişebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, 'Bazı vakalarda hastaneye yatış ve yoğun tedavi gereksinimi oluşabilir. Mayonez içeren ürünler, tavuk yemekleri, deniz ürünleri, krema bazlı tatlılar ve soğuk zinciri korunmamış gıdalar yaz aylarında ekstra dikkat gerektirir. Tüketicilerin özellikle açıkta satılan yiyeceklere karşı temkinli olması önerilir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>SERİNLEMEK İÇİN GİRİLEN SULAR HASTALIK KAYNAĞINA DÖNÜŞEBİLİYOR!</strong></p>

<p>Yaz sıcaklarında serinlemek amacıyla tercih edilen bazı göl, dere ve kontrolsüz su kaynaklarının çeşitli enfeksiyonların bulaşmasına neden olabileceğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, 'Kirli sularda çok sayıda virüs, bakteri ve parazit bulunabilir. Norovirüs, Rotavirüs, Adenovirüs, Giardia ve Cryptosporidium gibi etkenler özellikle sindirim sistemi enfeksiyonlarına yol açabilir ve bu mikroorganizmalar ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Sadece bağırsak enfeksiyonları değil, göz ve cilt enfeksiyonları da yaz döneminde artış gösterir. Güvenilir olmayan sularda yüzmek bazı kişilerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.' dedi.</p>

<p><strong>HAVUZLAR HER ZAMAN MASUM DEĞİL!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumda havuzların denize göre daha güvenli olduğu yönünde yaygın bir algı bulunduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, 'Düzenli dezenfekte edilmeyen havuzlar enfeksiyon açısından önemli riskler taşır.' dedi.</p>

<p>Yetersiz klorlama yapılan havuzlarda kulak enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, mantar hastalıkları ve çeşitli bağırsak enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü kaydeden Dr. Mamçu, 'Özellikle çocuklar havuz suyunu yutmamalı. Aileler havuz seçiminde işletmenin hijyen uygulamalarını sorgulamalı. Ortak kullanım alanlarında kişisel havlu kullanımı da önemli bir koruyucu önlemdir.' diye konuştu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/sicak-havalar-mikroplari-cogaltiyor-havuzlar-her-zaman-masum-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/sicak-havalar-mikroplari-cogaltiyor-havuzlar-her-zaman-masum-degil.webp" type="image/jpeg" length="80526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cilt kanserine karşı güneşten korunmayı ihmal etmeyin!]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/cilt-kanserine-karsi-gunesten-korunmayi-ihmal-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/cilt-kanserine-karsi-gunesten-korunmayi-ihmal-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, kontrolsüz güneş maruziyetinin cilt kanseri riskini artırdığına dikkat çekerek, özellikle 10.00-16.00 saatleri arasında güneşe çıkılmaması ve güneş koruyucunun günlük rutinin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, cilt sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, güneşin faydalarının yanı sıra kontrolsüz maruziyetin erken yaşlanmadan cilt kanserine kadar birçok soruna yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneş ışınlarının D vitamini sentezi, bağışıklık sistemi ve ruh sağlığı açısından önemli olduğunu ancak gerekli önlemler alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtti.</p>

<p>Özellikle açık tenli, açık gözlü ve çilli bireylerin daha büyük risk altında olduğunu vurgulayan Ağırgöl, güneş yanıkları, kızarıklık ve su toplamasının yanı sıra kuruluk, kırışıklık ve cilt lekeleri gibi kalıcı hasarların da görülebildiğini ifade etti. Ağırgöl, eskiden daha çok ileri yaşlarda görülen cilt kanserinin, ozon tabakasındaki incelme nedeniyle günümüzde 30'lu yaşlarda da daha sık ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p><strong>EN RİSKLİ SAATLER: 10.00-16.00</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Şenay Ağırgöl, güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 10.00-16.00 saatleri arasında UV yoğunluğunun en yüksek seviyeye çıktığını belirterek, mümkün olduğunca bu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini kaydetti. Zorunlu durumlarda ise şapka, güneş gözlüğü ve gölge alanların tercih edilmesini önerdi.</p>

<p>Güneş koruyucu kullanımının yalnızca plajda değil, günlük yaşamın her anında sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Ağırgöl, en az SPF 30 koruma faktörlü ürünlerin tercih edilmesini tavsiye etti. Koruyucuların dışarı çıkmadan 15-30 dakika önce uygulanması ve gün içerisinde düzenli olarak yenilenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>HER 2 SAATTE BİR YENİLENMELİ</strong></p>

<p>Güneş koruyucuların etkisini sürdürebilmesi için yaklaşık her iki saatte bir tekrar uygulanması gerektiğini ifade eden Ağırgöl, terleme, yüzme veya havluyla kurulanma sonrasında ise beklemeden yeniden sürülmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlar, gölgede bulunmanın ya da havanın bulutlu olmasının güneşten tamamen korunduğu anlamına gelmediğini belirtiyor. Kum, su, beton ve açık renkli yüzeylerin UV ışınlarını yansıtarak cilde ulaşabildiğini söyleyen Ağırgöl, bulutlu havalarda da güneş koruyucu kullanımının sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>ŞAPKA, KIYAFET VE SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Geniş kenarlı şapkalar ve uzun kollu, ince kıyafetlerin güneş ışınlarına karşı ek koruma sağladığını belirten Ağırgöl, yaz aylarında yeterli su tüketiminin de cildin nem dengesini koruyarak savunma mekanizmasını güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Güneş koruyucuların etkili olabilmesi için yeterli miktarda uygulanması gerektiğini belirten Ağırgöl, yüz, boyun ve saçlı deri için yaklaşık bir tatlı kaşığı ya da iki parmak kuralının esas alınmasını önerdi. Ense, dudak ve ayak üstü gibi bölgelerin de ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/cilt-kanserine-karsi-gunesten-korunmayi-ihmal-etmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/cilt-kanserine-karsi-gunesten-korunmayi-ihmal-etmeyin.webp" type="image/jpeg" length="57774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk cerrahtan İngiltere'de robotik canlı ameliyat]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/turk-cerrahtan-ingilterede-robotik-canli-ameliyat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/turk-cerrahtan-ingilterede-robotik-canli-ameliyat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası alanda robotik kanser cerrahi çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de düzenlenen 10'uncu Portsmouth Kolorektal Kongresi'nde dünyanın birçok noktasındaki hekimlerin izlediği canlı ameliyat gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası alanda kanser hastalıkları ve robotik kanser cerrahi çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de 9-13 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 10'uncu Portsmouth Kolorektal Kongresi'nde Türk tıp dünyası adına bir ilke imza attı. Kolorektal cerrahinin dünya çapında tanınan isimlerinin, cerrahi tekniklerin gelişimine yön veren araştırmacıların buluştuğu 10'uncu Portsmouth Kolorektal Kongresi'nde, eşzamanlı canlı ameliyatlar yapıldı. Bu cerrahi oturumların moderatörlüğünü ise modern rektum kanseri cerrahisinin mimarı olarak kabul edilen Sir Bill Heald yaptı.</p>

<p>Kongre merkezinden ayrı olarak, Queen Alexandra Hastanesi'nde belirlenen 3 ayrı ameliyathanede aynı anda yapılan 3 robotik kanser cerrahi ameliyatlarını Avrupa'nın önde gelen kolorektal cerrahlarından Norveçli Prof. Lars Thomas Seeberg, kendi alanında küresel otorite kabul edilen Güney Koreli Prof. Gyu-Seog Choi ve Türkiye'den alanındaki önemli isimlerden Prof. Dr. Oktar Asoğlu gerçekleştirdi.</p>

<p><img alt="T U R K C E R R A H T A N I N G I L T E R E D E R O B O T I K C A N L 1363605 404789" height="546" src="https://gundemalanyacom.teimg.com/gundemalanya-com/uploads/2026/06/t-u-r-k-c-e-r-r-a-h-t-a-n-i-n-g-i-l-t-e-r-e-d-e-r-o-b-o-t-i-k-c-a-n-l-1363605-404789.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>AMELİYATLAR BAŞARIYLA SONUÇLANDI</h2>

<p>Katılımcı ve moderatörlerin bir yandan sorular sorduğu, değerlendirmelerde bulunduğu robotik ameliyatlar 2,5 saat sürdü. Farklı tekniklerle rektum kanseri hastalarına yapılan eş zamanlı 3 ameliyat başarıyla sonuçlandı. Kongrenin canlı ameliyatlar kısmını kongre merkezinde yüzlerce, online olarak da dünya çapında binlerce cerrah izledi.</p>

<p>Alanındaki en prestijli toplantılardan biri olan kongreye, İngiltere'nin önemli cerrahlarından ve kongre başkanı Prof. Jim Khan tarafından davet edildiğini belirten Prof. Dr. Asoğlu, 'Canlı ameliyat, bir cerrah için mesleki güvenin en önemli göstergelerinden biridir. Çünkü ameliyatınızı dünyanın dört bir yanından gelen yüzlerce meslektaşınız canlı izlerken, aynı zamanda soru sorar ve değerlendirir' dedi.</p>

<p>Meslek hayatı boyunca Avrupa, Asya ve Rusya başta olmak üzere çok sayıda kongrede konuşmacı, moderatör ve canlı cerrah olarak katılan ve bugüne kadar onlarca kongrede canlı ameliyat gerçekleştiren Oktar Asoğlu, 'Ancak Portsmouth Kolorektal Kongresi'nin ayrı bir yeri var. Çünkü bu kongre yalnızca bir bilimsel toplantı değil, alanının en seçkin platformlarından biri. Ayrıca bu yıl kongrenin 10'uncu yılıydı ve cerrahinin en önemli isimleri bir araya gelmişti. Bill Heald'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen canlı cerrahi programında yer almak benim için ayrıca anlamlıydı' dedi.</p>

<p>Online ve canlı ameliyat sırasında konsantrasyonun önemine dikkati çeken Prof. Dr. Asoğlu, 'Hissettiğim şey heyecandan çok konsantrasyondu. Çünkü karşınızda bir kanser hastası var ve önceliğiniz her zaman hastanın güvenliğidir. Ben robotik intersfinkterik rezeksiyon gerçekleştirdim. Aynı anda diğer iki ameliyathanede Prof. Lars Thomas Seeberg abdominoperineal rezeksiyon (APR), Prof. Gyu-Seog Choi ise lateral pelvik lenf nodu diseksiyonu yapıyordu. Farklı merkezlerde üç ileri rektum kanseri yaklaşımı ameliyatları eş zamanlı canlı yayınlandı.'</p>

<p>Prof. Dr. Asoğlu, ameliyat sonrası farklı ülkelerden doktorların operasyonun kalitesi ve robotik cerrahinin uygulanışı konusunda olumlu geri bildirimlerde bulunduğunu, bu bildirimlerin çok değerli olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>TÜRK CERRAHİSİ ADINA ÖNEMLİ</h2>

<p>Portsmouth Kolorektal Kongresi'nin canlı cerrahi programında rektum ve kolorektal kanser ameliyatı gerçekleştirmek üzere davet edilen ilk Türk cerrah olan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, şu bilgiyi verdi:</p>

<p>'Bildiğim kadarıyla yabancı bir ülkede düzenlenen bir kongrede, yabancı bir hasta üzerinde canlı kolorektal kanser cerrahisi gerçekleştiren başka Türk cerrah olmadı. Bunun için son derece yüksek düzeyde mesleki güven gerektirir. Bu nedenle dünyada çok az sayıda cerrah böyle bir sorumluluğu üstlenebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında bunun hem şahsım hem de Türk cerrahisi adına önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum.'</p>

<h2>GENÇ CERRAHLARA TAVSİYELER</h2>

<p>Yeni yetişen genç cerrahlara da seslenen Asoğlu, 'Genç meslektaşlarıma tavsiyem, cerrahiyi yalnızca ameliyat yapmak olarak görmemeleridir. İyi bir cerrah olabilmek için ameliyat yapmak gerekir. Daha iyi bir cerrah olabilmek için ise araştırmak, yayın yapmak, öğretmek ve dünyayı takip etmek gerekir. Genç cerrahların bilimsel üretimden uzak kalmamalarını ve mutlaka güncel literatürün içinde yer almalarını öneriyorum' dedi. </p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/turk-cerrahtan-ingilterede-robotik-canli-ameliyat</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/agency/dha/turk-cerrahtan-ingilterede-robotik-canli-ameliyat.jpg" type="image/jpeg" length="10897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş çürüklerine karşı önemli... Dondurma yasak değil, doğru seçim önemli]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte serinletici gıda ve içecek tüketimi artarken, özellikle çocuklarda milkshake, gazlı içecekler, bubble tea ve hazır meyve suları gibi şekerli kaçamaklara olan yönelim dikkat çekiyor. Uzmanlar, sık atıştırmalık ve şekerli içecek tüketiminin diş minesini zayıflattığını ve çürük aktivitesini artırdığını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, yaz aylarında değişen beslenme alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle gizli şeker kaynaklarının sanılandan daha büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor.</p>

<p>Şekerin ağız içi pH dengesini bozarak çürük yapıcı bakterilerin çoğalmasına zemin hazırladığını ifade eden Dt. Nurgül Demir, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Çocuklarda küçük yaşlardan itibaren yaygın olarak görülen diş çürüklerinin en önemli nedenlerinden biri şeker tüketimidir. Meyveli gazlı içecekler, kutu meyve suları, enerji içecekleri ve hazır kahveler yüksek oranda şeker içerir. Bu ürünlerin sık tüketimi çürük riskini ciddi şekilde artırır. Özellikle şeker içeren gazlı içeceklerin asidik yapısı, diş minesine doğrudan zarar verebilir.'</p>

<p><strong>'SU, SÜT VE AYRAN EN GÜVENLİ ALTERNATİFLER'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı içecek tercihlerinin önemine değinen Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, su, süt ve ayranın çocuklar için en doğru seçenekler olduğunu vurguladı.</p>

<p>'Süt ve süt ürünleri kalsiyum içeriği sayesinde diş ve kemik sağlığı açısından koruyucudur. Ancak aromalı ve şekerli süt ürünleri yerine doğal ve katkısız süt tercih edilmelidir. Ayran ise hem sağlıklı hem de besleyici değeri olan bir alternatiftir. Meyveli içecekler tüketilecekse, taze meyvelerle evde hazırlanması daha doğru olacaktır.'</p>

<p>Doğal tatlandırıcılarla hazırlanan içeceklerin de ölçülü tüketilmesi gerektiğini belirten Dt. Demir, meyve ve doğal şeker içeren besinlerin aşırı tüketiminin de diş sağlığı için risk oluşturabileceğini ifade etti. 'Bal, hurma, kuru meyveler gibi doğal tatlandırıcılar her ne kadar sağlıklı olarak görülse de içerdiği doğal şeker nedeniyle diş çürüğü riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle tüketim sonrası su ile ağzın çalkalanması ve ağız hijyeni rutinlerine dikkat edilmesi oldukça önemlidir.'</p>

<p><strong>'DONDURMA YASAK DEĞİL, DOĞRU SEÇİM ÖNEMLİ'</strong></p>

<p>Dondurmanın tamamen yasaklanması gereken bir gıda olmadığına değinen Dt. Nurgül Demir, ideal koşullarda üretilen dondurmaların, kontrollü tüketildiğinde besleyici özellikler taşıyabileceğini belirterek, 'Doğal içeriklerle ve soğuk zinciri korunarak üretilmiş dondurmalar kalsiyum, protein ve bazı vitaminler açısından zengindir. Ancak burada önemli olan tüketim miktarı ve ürünün içeriğidir. Ölçülü tüketim ve doğru ürün seçimi ile dondurma yaz aylarında diş sağlığının korunmasında rol oynayabilir, çocukların da severek destekleyeceği alternatiflerle katkı maddesi ve rafine şeker içeren atıştırmalıklardan uzak durmaları sağlanabilir.' diye konuştu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 07:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli.webp" type="image/jpeg" length="63793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı kemikler için bu besinleri tüketin]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/saglikli-kemikler-icin-bu-besinleri-tuketin-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/saglikli-kemikler-icin-bu-besinleri-tuketin-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, sağlıklı kemik yapısı için Süt  ürünleri,  soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, mercimek, su ürünleri, tavuk, turunçgiller, kivi, incir, çilek, domates, karnabahar, biber, zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak,  bamya, brokoli,  şalgam, pancar, yeşil çay, kırmızı et, yumurta, muz gibi ürünlerin tüketilmesini önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, konu hakkında önemli bilgiler verdi.</strong></p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">Güçlü ve sağlıklı kemiklere sahip olmak için sağlıklı yaşam,düzenli uyku ve doğru besinleri tüketmek gerekir.D Vitamini dışında kemiklerimizi güçlendirmek için hangi besinleri tüketmemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız. <strong> </strong></p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">Vücudun temel yapısını meydana getiren kemik ve eklemler, yıllara yenik düşüyor. Yaşın ilerlemesi ile beraber Osteoporoz(kemik erimesi), eklem kireçlenmesi(osteoartrit) gibi problemler sık görülmektedir.</p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">Kemikleri sağlıklı tutmak için öncelikli olarak yapılması gereken şey doğru beslenmedir. Bu bakımdan kemiklerin sağlam bir yapıda olması için öncelikli olarak güneş ışığı alma ve içinde D vitamini, kalsiyum ve mineral bakımından zengin olan gıdalar ile beslenilmelidir.</p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start"><strong>Sağlıklı kemik için hangi besinleri tüketmek gerekiyor ?</strong></p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">Güneş ışığı almak güçlü kemik için olmazsa olmaz bir durumdur. D vitamini için güneş ışığı hayli önemlidir. Güçlü kemiklerin bir diğer olmazsa olmazı da kalsiyum, ikincil olarak ise fosfordur. Kalsiyum süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagillerde; Fosfor ise en çok su ürünleri, tavuk ve süt ürünlerinde bulunmaktadır. D vitaminin en önemli görevlerinden biri kemik sağlığını korumaktır. D vitamini hem Kalsiyumun sindirim sisteminden emiliminde görevli hem de kemik yapımında görevli olan hücreleri uyarıcı etkiye sahiptir. D vitamini balık yumurta, soya sütü, patates, süt ve süt ürünleri, mantar gibi gıdalarda belirgin olarak bulunmaktadır.</p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">Kemiklerin yapı taşlarından olan kollajen üretimini arttıran C vitamini, yeterli ölçüde alınmadığı zaman kemikler dayanıksız hale geliyor. C vitamini turunçgiller, kivi, çilek, yeşil biber, domates, karnabahar, biber gibi gıdalarda yoğun olarak bulunmaktadır. K vitamini kemik mineralizasyonunda görev alan bileşiklerin aktivasyonunda görev alıyor. K vitaminini zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çayda bol bulunuyor. Kemik kalite ve gelişimi için hayli önemli bir konumda bulunan B12 vitamini eksikliğinde kemik erimesi gelişmektedir. B 12 vitamini kırmızı et, yumurta, süt ürünlerinde en fazla bulunuyor. Hem vücut hem de kemiklerin alkali dengesinin temininde önemli rol alan potasyum, kalsiyumun vücutta uzun dönem kalmasında rol alıyor. Deniz ürünleri, patates, muzda yoğun olarak bulunmaktadır. A vitamininin de kemik gelişiminde önemli ölçüde katkısı saptanmıştır. Omega-3 ve 6 balık, keten tohumu, ceviz ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bol bulunmakta ve kalsiyum emilimine yardımcı olmaktadır.</p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start"><strong>Kemik sağlığını korumak neden önemli ?</strong></p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">İlerleyen yaş ile beraber gerekli takviyelerden mahrum bırakılan kemikler sağlamlığını yitirmekte ve kırılgan hale gelmektedir.</p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start"><strong>Kemikleri güçlendiren besinler nelerdir ?</strong></p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">Süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, mercimek, su ürünleri, tavuk, turunçgiller, kivi, incir, çilek, domates, karnabahar, biber, zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çay, kırmızı et, yumurta, muz.</p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start"><strong>Kemik sağlığı için hangi besinlerden uzak duralım ?</strong></p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">Tuz ve aşırı protein kalsiyum kaybına neden olarak kemik erimesine yol açabilmektedir. Sigara, alkol, stresli veya sedanter yaşamdan uzak durulmalı, kafein, çay fazla tüketilmemelidir. Asitli ve GDO'lu ürünlerden de titizlikle uzak kalınmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start"><strong>Kemik erimesine karşı önerileriniz ?</strong></p>

<p class="228bf8a64b8551e1" style="text-align:start">Mutlaka spor veya egzersiz yapılmalı, bol su tüketilmeli, bilinçli olarak ağır metal zehirlenmeleri ve toksisite ile de mücadele edilmelidir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/saglikli-kemikler-icin-bu-besinleri-tuketin-1</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/saglikli-kemikler-icin-bu-besinleri-tuketin.webp" type="image/jpeg" length="52143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[32 yeni ilaç SGK geri ödeme listesinde]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/32-yeni-ilac-sgk-geri-odeme-listesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/32-yeni-ilac-sgk-geri-odeme-listesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, 32 ilacın SGK geri ödeme listesine dahil edildiğini açıkladı. Bu ilaçlardan 21'i yerli üretim olup, sağlıkta milli kapasitenin güçlenmesine katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aracılığıyla 32 ilacın geri ödeme listesine alındığını duyurdu.</p>

<p>Bakan Işıkhan, bu ilaçlardan 21'inin yerli üretim olduğunu belirterek, 'Sağlıkta yerli ve milli kapasitemizi güçlendiriyor, vatandaşlarımızın tedavi imkanlarına ulaşmasını kolaylaştırıyoruz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan, ayrıca yeni ilaçların hastalara şifa olmasını dileyerek, vatandaşlara sağlıklı bir ömür temennisinde bulundu. Bu adımın, hem yerli üretimi desteklediği hem de vatandaşların tedaviye erişimini kolaylaştırdığı vurgulandı.</p>

<p><img height="937" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/12/hkme-ppwqaa9vbk-1781254168-209-x750.jpeg" width="750" /></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/32-yeni-ilac-sgk-geri-odeme-listesinde</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/32-yeni-ilac-sgk-geri-odeme-listesinde.webp" type="image/jpeg" length="30819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser hastalarına yaz uyarısı: Sıvı tüketimi ve beslenme önemli]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni ve Uzman Şef Yasemin Güzel, yaz aylarında artan sıcaklıkların kanser tedavisi gören hastalar için ek riskler oluşturduğunu belirterek yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve gıda güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni ve Uzman Şef Yasemin Güzel, yaz aylarında artan sıcaklıkların kanser tedavisi gören bireylerin sağlık durumunu olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kanser tedavisi sürecinde iştahsızlık, mide bulantısı, halsizlik ve sıvı kaybı gibi sorunların sık görüldüğünü belirten Güzel, sıcak havalarda bu belirtilerin daha da belirginleşebildiğini ifade etti. Bu nedenle gün boyunca düzenli su tüketiminin önemine dikkat çeken Güzel, ayran, kefir, çorba ve su oranı yüksek meyvelerin de sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karpuz, kavun, çilek, şeftali ve kayısı gibi yaz meyvelerinin hem ferahlatıcı hem de sıvı desteği sağlayan besinler olduğunu belirten Güzel, bu ürünlerin yoğurt veya kefir gibi protein kaynaklarıyla birlikte tüketilmesinin daha dengeli bir beslenme sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>BESİN GÜVENLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle gıdaların daha hızlı bozulduğunu vurgulayan Güzel, özellikle bağışıklık sistemi tedavi nedeniyle zayıflayan hastaların besin güvenliğine daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtti. Açıkta satılan yiyecekler, uzun süre güneşte bekleyen ürünler ve hijyen koşullarından emin olunmayan gıdalardan uzak durulmasını öneren Güzel, meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce mutlaka iyice yıkanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>HAFİF VE SAĞLIKLI TATLILAR ÖNERİLDİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında tatlı tüketmek isteyen hastalara da tavsiyelerde bulunan Güzel, ağır ve şerbetli tatlılar yerine ev yapımı meyveli yoğurtlar, kefirli karışımlar ve sütlü tatlıların daha sağlıklı alternatifler sunduğunu söyledi.</p>

<p>Her hastanın ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çeken Güzel, 'Beslenme planları mutlaka kişiye özel hazırlanmalıdır. Yaz aylarında alınacak basit ancak doğru önlemler, tedavi sürecinin daha konforlu geçmesine ve yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabilir.' dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli.webp" type="image/jpeg" length="71503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Safra taşlarının boyutu kanser riskini artırabilir]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/safra-taslarinin-boyutu-kanser-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/safra-taslarinin-boyutu-kanser-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Safra kesesi taşlarının bazı kişilerde hiçbir belirti vermeden seyredebileceğini belirten uzmanlar, bazı hastalarda ise şiddetli ağrı, bulantı ve sindirim sorunlarına neden olabildiğini söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Şükrü Arslan, safra kesesi taşlarının belirtileri, yol açabileceği ciddi sağlık riskleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Safra kesesinin besin sindirimi için gerekli olan safranın depolandığı bir organ olduğunu hatırlatan Dr. Şükrü Arslan, 'Bazı kişilerde safra sıvısının yoğunlaşıp kristalize olmasıyla taşlar oluşabilir.' dedi. Bu taşların bazen hiçbir şikâyete sebep olmayabileceğini ifade eden Dr. Arslan, 'Bazen de özellikle yağlı gıdalardan sonra karnın sağ üst tarafında ağrıya, bu ağrının omuz ve sırta vurmasına, bulantı, kusma, hazımsızlık ve şişkinlik şikayetlerine sebep olabilir.' şeklinde konuştu.</p>

<p>Taşın safra kanalını tıkayabileceğine değinen Dr. Şükrü Arslan, 'Tıkanma neticesinde ateş, titreme, cilt ve gözde sararma, dışkı renginde açılma, idrar renginde koyulaşma gibi bulgular meydana gelebilir. Hastalığın tedavisinde günümüzde laparoskopik yani kapalı yöntemle ameliyatlar yapılabiliyor. Bu ameliyatta taşla beraber safra kesesi de alınır. Ameliyattan kısa süre sonra hastalar sosyal hayatlarına dönebilirler. Safra kesesi ameliyatıyla hem safra taşına bağlı şikayetlerin ortadan kaldırılması hem de ileride gelişebilecek hayati risklerin önüne geçilmesi hedeflenir.' dedi.</p>

<p><strong>ÜÇ SANTİMİN ÜZERİNDEKİ SAFRA KESESİ TAŞLARI KANSER RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR!</strong></p>

<p>Safra kesesinde oluşan taşlara müdahale edilmediği durumlarda bazı riskler oluşabileceğine dikkat çeken Dr. Şükrü Arslan, 'Taş, safra kesesini iltihaplandırabilir. Safra duvarında delinme meydana gelebilir ve sepsis dediğimiz ciddi enfeksiyon tablosu ortaya çıkabilir.' dedi.</p>

<p>Taşların safra kesesinden kanala düştüğü zaman ise tıkanma, sarılık ve iltihaplanmaya sebep olabileceğini kaydeden Dr. Arslan, 'Taşın boyutu özellikle üç santimin üzerindeyse safra kesesi kanseri gelişmesine zemin hazırlayabilir. Safra kesesi taşları toplumda oldukça sık görülüyor ancak tüm taşlara ameliyat gerektirmiyor. Burada önemli olan taşın boyutu.' açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taşın hastada şikâyet oluşturup oluşturmadığının ve ileride oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Dr. Şükrü Arslan, bu tarz hastalar mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/safra-taslarinin-boyutu-kanser-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/safra-taslarinin-boyutu-kanser-riskini-artirabilir.webp" type="image/jpeg" length="29296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutluluk bağırsaklarda mı?]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/mutluluk-bagirsaklarda-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/mutluluk-bagirsaklarda-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu'nda, sağlıklı yaşama katkıda bulunmak amacıyla 'Sindirim Sistemi Gerçekten 2'nci Beynimiz mi? Mutluluk Bağırsaklarda mı?' başlıklı bir seminer düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bilge Baş'ın konuşmacı olarak yer aldığı seminer, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Doç. Dr. Baş, sindirim sistemi ile genel sağlık arasındaki ilişkiyi ele aldığı seminerde katılımcılarla güncel bilgileri paylaştı.</p>

<p>Seminerde bağırsak sağlığının yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Bilge Baş, şişkinlik, gaz, kabızlık ve ishal gibi sorunların bağırsak florasındaki bozulmaların habercisi olabileceğini belirtti. Bağırsakların bağışıklık sisteminde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Baş, sık hastalanma ve kronik yorgunluk gibi durumların da bağırsak sağlığıyla ilişkili olabileceğini paylaştı.</p>

<p>Sağlıklı bir bağırsak yapısının korunmasında beslenme çeşitliliğinin önemine değinen Baş, her farklı mikroorganizmanın farklı gıdalarla beslendiğini, bu nedenle tek tip beslenmenin bağırsaklardaki yararlı mikroorganizmaların çeşitliliğini azaltabileceğini söyledi. Mevsimsel gıdaların tüketilmesinin önemine de dikkat çeken Baş, fiziksel aktivite ve stres yönetiminin bağırsak sağlığını desteklediğini, gereksiz antibiyotik kullanımının ise yararlı bakterilere zarar verebildiğini ifade etti.</p>

<p>Seminerde ayrıca 'beyin sisi' olarak adlandırılan zihinsel bulanıklık, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık gibi belirtilerle kendini gösteren durumun da ele alındığı belirtildi. Katılımcılara bağırsak sağlığını korumaya yönelik öneriler sunulurken, insan vücudundaki yararlı bakterilerin desteklenmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Bağırsak ve beyin arasındaki güçlü iletişimin insan sağlığı üzerindeki etkilerini de paylaşan Doç. Dr. Baş, bağırsak florasınınruh hali, stres yönetimi ve genel yaşam kalitesi üzerindeki rolüne değindi. Baş, sağlıklı beslenmenin fiziksel olduğu kadar zihinsel sağlık açısından da önem taşıdığının altını çizdi.</p>

<p>Katılımcılar seminer sonunda sindirim sistemi hastalıkları, bağırsak sağlığını korumanın yolları ve günlük yaşamda uygulanabilecek beslenme alışkanlıkları hakkında bilgi alma fırsatı bulurken, seminer soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/mutluluk-bagirsaklarda-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/mutluluk-bagirsaklarda-mi.webp" type="image/jpeg" length="16904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte!]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in açıkladığı 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre obezite oranı artarken, her gün tütün kullananların oranı da yükseldi. Fiziksel aktivite düzeyinin ise oldukça düşük olduğu ve büyük bir kesimin önerilen seviyede egzersiz yapmadığı görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçları, toplum sağlığına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Söz konusu veriler toplumda obezite, hareketsizlik ve tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini gösterdi.</p>

<p>Buna göre, boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi sonuçlarında 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8'e yükseldi. Cinsiyet bazında incelendiğinde 2025 yılında kadınların yüzde 24,8'inin obez, erkeklerin ise yüzde 18,7'sinin obez olduğu belirlendi.</p>

<p><img height="228" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-13-30-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845279-639-x750.png" width="750" /></p>

<p>Araştırmada fiziksel aktivite düzeyinin düşük olması dikkat çekti. 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 86,6'sının fiziksel aktivite yapmadığı tespit edilirken, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği haftada en az 150 dakika egzersiz yapanların oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7'de kaldı.</p>

<p>Sağlık verileri ayrıca günlük yaşamda işlevsel zorluklara da işaret etti. Merdiven inip çıkarken zorlananların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde yüzde 3,7 olarak kaydedildi. Yürüme ve hatırlama gibi alanlarda da kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorluk yaşadığı görüldü.</p>

<p>Çocuklarda ise en sık görülen hastalıkların üst solunum yolu enfeksiyonları olduğu belirlendi. 0-6 yaş grubunda bu oran yüzde 28,5 olurken, 7-14 yaş grubunda yüzde 24,6 ile ilk sırada yer aldı.</p>

<p><img height="547" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-13-58-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845273-556-x750.png" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kronik hastalıklarda bel bölgesi problemleri öne çıkarken, 15 yaş ve üzeri bireylerde bu oran yüzde 24,3 olarak hesaplandı. Bunu hipertansiyon (yüzde 16,9), boyun bölgesi problemleri (yüzde 16,7), diyabet (yüzde 11,9) ve yüksek kan yağları (yüzde 10,1) izledi.</p>

<p>Tütün ve alkol kullanımına ilişkin veriler de dikkat çekti. Her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 30,1'e yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak kaydedildi. Son 12 ayda alkol kullananların oranı ise yüzde 12,6 oldu.</p>

<p><img height="417" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-14-18-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845292-453-x750.png" width="750" /></p>

<p>Koruyucu sağlık hizmetlerine katılımda ise düşük oranlar göze çarptı. 40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirenlerin oranı yüzde 16,7 olurken, kadınların yüzde 59'unun hiç smear testi yaptırmadığı belirlendi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte.webp" type="image/jpeg" length="55535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk doktor, dünyanın gözü önünde canlı ameliyat yapacak]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası alanda robotik kanser cerrahi çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de düzenlenecek 10'uncu Portsmouth Colorectal Kongresi'nde canlı ameliyat gerçekleştirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası alanda kanser hastalıkları ve özellikle robotik kanser cerrahi çalışmalarıyla tanınan ve Rusya Kolorektal Cerrahlar Derneği'nin (RSCS) onursal üyesi de seçilen Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de 9-12 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek 10'uncu Portsmouth Colorectal (Kolorektal) Kongresi'nde Türk tıp dünyası adına bir ilki gerçekleştirecek. Prof. Dr. Asoğlu, Kolorektal Kongresi'nde, dünyanın farklı ülkelerinden katılacak bu alandaki en önemli bilim insanlarının önünde canlı ameliyat gerçekleştirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MODERATÖR, BU İŞİN TEKNİĞİNİ TANILMAYAN KİŞİ</h2>

<p>Kolorektal cerrahi alanında düzenlenecek 10'uncu büyük kongreye davet edildiğini belirten Prof. Dr. Oktar Asoğlu, 'Kongrenin özelliği canlı yayınlarla yapılan bir kongre, hem salona hem online yapılıyor. Böylelikle binlerce kişiye ulaşabiliyor. İlginç tarafı rektum kanserinde devrim yaratan Bill Shields, 90 yaşına geldi. Onun moderatörlüğünde 3 cerrah, canlı ameliyat yapacağız. Eş zamanlı ve dünyada bu işin standardını koyan 90'a yakın bilim insanı da orada olacak. Moderatörlüğünü, tekniği tanımlayan bilim insanı yapıyor, diğerleri de standartları koyan bilim insanları. Biz de canlı performansla ameliyat yapacağız ve 2- 2,5 saatlik bir süreçte bu tartışılacak' dedi.</p>

<h2>İNGİLTERE'DE TÜRK TIBBI ADINA İLK</h2>

<p>Daha önce Rusya, Avrupa ve Asya'da bu alandaki kongrelerde de canlı ameliyat gerçekleştiren Prof. Dr. Asoğlu, 'İngiltere'deki bu büyük kongrede de yabancı bir hastayı, yabancı bir ülkedeki kongre sırasında ameliyat eden, benim bildiğim kadarıyla ilk kez oluyor. Ben başka ülkelerde onlarca kez ameliyat yaptım. İngiltere'deki kongre de bir nevi meslek zirvesi. Buna götüren şey de tabii, yıllardır belirli bir alanda çalışma, yayın yapma, uzun yıllar kongrelerde çeşitli basamaklarda görev aldıktan sonra bilimsel yaptığınız şeylerin karşılığı' diye konuştu.</p>

<h2>'BİLİMİ TOPLUM YARARINA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ'</h2>

<p>Hedefinin İtalya, Meksika gibi diğer ülkeler olduğunu anlatan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, yıllardır vazgeçmeden bilim adına çalışmalarını büyük gayretle sürdürdüğünü anlattı. Türkiye'de akademik yayınlar ya da makalelerin genellikle ünvan alıncaya kadar, kriter doldurmak için yapıldığı ve kesintisiz sürdürülmediği eleştirisinde bulunan Prof. Dr. Asoğlu, 'Yani ben kesintisiz sürdüren, her yıl 5-6 tane uluslararası yayın yapan, ünvan bile kullanmıyorum. Çünkü bilim adına yapıyoruz. Yani bilimin standartlarını belirlemeye çalışmak amaçlı. Çünkü amaç ameliyat yapmak değil. Aynı zamanda bir başka ameliyathanede, bir başka ülkede, başka bir cerrah bir ameliyat yaparken bizim bu standartları koyabilmemizle başka bir hayata dokunsun. Bilimi üretkenlik, toplum yararına dönüştürmeyi hedefleyen bir hayat çizdim. Bunlar da onun karşılığı' ifadelerini kullandı.</p>

<h2>'DÜNYANIN HER YERİNDEN İZLENECEK'</h2>

<p>10 Haziran Çarşamba günü saat 11.00'de canlı ameliyatın gerçekleşeceğini belirten Prof. Dr. Asoğlu, 'Tabii online dünyanın her yerinden izlenecek. Tıbbi cerrahlar kendini tanımlayıp kongreye online kayıt yaptırıyor. Kayıt yaptırdıktan sonra online olarak tüm kongreyi izliyor, soru sorabiliyor, moderatör kanalıyla soru da sorabiliyor. Yani cerrahlar izleyebilecek. Canlı ameliyatı Güney Kore'den 10 bin vaka yapmış çok üst düzey bir cerrah Prof. Choi ve Norveç'ten Prof. Lars Thomas ile birlikte yapacağız. İki isim de çok önemli cerrahlar. Üçümüz aynı ameliyatın farklı versiyonlarını yapacağız eş zamanla. Tabii ilginç tarafı asıl orada bir sürü moderatör var. Bunlar da dünya standartlarını koymuş bilim insanları, ameliyatı yorumluyor. Bill Shields bu tekniği tanımlayan kişi. En güzel tarafı da ben asistanken ismini duyduğum, izlediğim, heyecanla merak ettiğim adamın önünde bunu yapıyor olmak ayrı bir şey olacak' dedi. (DHA)</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/doktor-2.jpg" type="image/jpeg" length="84395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Görevimiz sadece kilo verdirmek değildir, sağlıklı yaşamayı da öğretiyoruz']]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/gorevimiz-sadece-kilo-verdirmek-degildir-saglikli-yasamayi-da-ogretiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/gorevimiz-sadece-kilo-verdirmek-degildir-saglikli-yasamayi-da-ogretiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı Hayat Merkezi'ndeki beslenme danışmanlığına başvuran İsmihan Özdemir (56), 1 yılda 121 kilodan 95 kiloya düştü. Özdemir'in programını düzenleyen diyetisyen Ömer Akıdan, 'Diyetisyenlerin görevi; sadece kilo verdirmek değildir, sağlıklı yaşamayı da öğretiyoruz. Hızlı kilo verme isteğiyle yapılan bilinçsiz diyetler ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Konyaaltı Sağlıklı Hayat Merkezi'ne başvuran İsmihan Özdemir, 1 yıllık süreçte 26 kilo verdi. Diyetisyen Ömer Akıdan'ın takibinde düzenli beslenme ve su tüketimi alışkanlığı kazanan Özdemir, sürecin sonunda 121 kilodan 95 kiloya düştü. Diyetisyene başvurmadan önce çeşitli diyetler uygulayan ancak kilo veremediğini söyleyen Özdemir, diyetisyen yardımıyla kilo vermeye başladığını kaydetti.</p>

<h2>'DÜZENLİ BESLENMEYİ ÖĞRENDİM'</h2>

<p>1 yıldır diyetisyen desteği aldığını kaydeden İsmihan Özdemir, 'Daha önce de farklı dönemlerde destek almıştım ancak bu son 1 yıl benim için en başarılı dönem oldu. Diyetisyenim Ömer Bey ile tanıştım. Sonuçta obezite bir hastalık. Biz çoğu zaman bunu sadece 'şişmanlık' olarak görüyoruz ama bu süreçte insanların daha fazla desteğe ihtiyacı oluyor. 1 yılda 26 kilo verdim. Diyete 121 kilo ile başlamıştım. Şu anda 95 kiloyum. Düzenli beslenmeyi öğrendim. Öğünlerimde neyi, ne kadar tüketmem gerektiğini öğrendim. Düzenli su içme alışkanlığı kazandım. Bazen iki-üç gün boyunca neredeyse hiç su içmediğim olurdu. Şimdi ise günlük 3-4 litre su tüketiyorum ve bunu düzenli hale getirdim. Kısacası, diyetisyenimin desteği ile sağlıklı yaşam ve beslenmeyi öğrendim' dedi.</p>

<h2>'70 KİLOYA KADAR KİLO VEREN DANIŞANLARIMIZ OLDU'</h2>

<p>14 yıllık diyetisyen Ömer Akıdan ise kişilerin diyetisyen desteği almadan sanal medya ve internetten uyguladıkları diyetlerin olumsuz sonuçlara yol açabileceğine dikkati çekti. Diyetisyen Akıdan, 'Amacımız; yalnızca kişilere kilo verdirmek değil; kilolarını koruyabilecekleri sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmalarına yardımcı olmak. Mesleğimi yaklaşık 14 yıldır yapıyorum. Bu süreçte 50, 60 hatta 70 kiloya kadar sağlıklı şekilde kilo veren danışanlarımız oldu. Buraya gelen birçok danışanımız daha önce çok katı diyetler uygulayarak kısa sürede 10-15 kilo vermiş, sonrasında bu kiloları fazlasıyla geri almış olabiliyor. Amacımız; kilo kaybının yanı sıra, diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalıklardan da bireyleri korumak. Biz burada yalnızca beslenme planı hazırlamıyoruz. Davranış değişikliği üzerinde de çalışıyoruz. Çünkü kişiler sadece harcadıklarından fazla yedikleri için kilo almaz. Bunun altında, duygusal yeme davranışları ya da yetersiz fiziksel aktivite gibi pek çok etken bulunabilir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'HER BİREYİN İHTİYACI FARKLI'</h2>

<p>Diyetisyenlere duyulan ihtiyacın giderek arttığına dikkati çeken Akıdan, 'Özellikle obezite oranlarının yükseldiği bir dönemde, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması büyük önem taşıyor. Diyetisyenlerin görevi; sadece kilo verdirmek değil, sağlıklı yaşamayı öğretiyoruz. İnternette veya sosyal medyada 'diyet' kelimesini arattığınızda milyonlarca farklı öneriyle karşılaşabiliyorsunuz. Ancak bu uygulamaların sağlıklı olup olmadığı konusunda çoğu kişinin yeterli bilgisi bulunmuyor. Hızlı kilo verme isteğiyle yapılan bilinçsiz diyetler ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kas kayıpları, böbrek ve karaciğer problemleri, hormonal bozukluklar ve tiroit rahatsızlıkları bunlardan sadece bazıları. İnternet ortamında veya sosyal medyada karşılaşılan diyet programları bilinçsiz şekilde uygulanmamalı. Her bireyin sağlık durumu, yaşam tarzı ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle sağlıklı beslenme konusunda mutlaka bir diyetisyenden destek alınmalı. Bilinçsiz uygulanan diyetler, geri dönüşü zor sağlık sorunlarına neden olabilir' dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/gorevimiz-sadece-kilo-verdirmek-degildir-saglikli-yasamayi-da-ogretiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/agency/dha/gorevimiz-sadece-kilo-verdirmek-degildir-saglikli-yasamayi-da-ogretiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="66024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dokuz Eylül'de organ naklinde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/dokuz-eylulde-organ-naklinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/dokuz-eylulde-organ-naklinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, ABD'de Prof. Dr. Ahmet Gürakar'ı ziyaret etti. Görüşmede, DEÜ Organ Nakli Merkezi'nin geliştirilmesi, akademik iş birlikleri, ortak bilimsel çalışmalar ve uzmanlık eğitimi süreçleri ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen sağlık kurumları arasında gösterilen Johns Hopkins Üniversitesi'nde gerçekleştirilen görüşmede; Dokuz Eylül Üniversitesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezinin büyütülmesi ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir yapıya kavuşturulmasına yönelik akademik iş birlikleri, uzmanlık eğitimi süreçleri ve ortak bilimsel çalışmalar ele alındı.</p>

<p>Organ nakli ve hepatoloji alanında uluslararası düzeyde önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Ahmet Gürakar'ın, Dokuz Eylül Üniversitesinin organ nakli alanındaki mevcut birikiminin daha ileri taşınmasına yönelik süreçlerde akademik rehberlik desteği sunması konusunda değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>Görüşmede ayrıca; Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde görev yapan araştırmacıların, uzmanlık öğrencilerinin ve genç hekimlerin Johns Hopkins Üniversitesi'nde eğitim ve akademik çalışma yürütmelerine yönelik planlamalar da ele alındı. Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz'ın destekleriyle, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nilay Danış'ın geçtiğimiz yıl Johns Hopkins Üniversitesi'nde Prof. Dr. Ahmet Gürakar'ın ekibinde bir yıl süreyle fellow olarak görev yapması, iki kurum arasındaki akademik iş birliğinin somut örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/05/rektor-yilmazdan-johns-hopkins-temasi-deu-organ-naklinde-yeni-donem-2-1780659745-527-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>'ORGAN NAKLİNDE ULUSLARARASI GÜCÜMÜZÜ ARTIRACAĞIZ'</strong></p>

<p>Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, sağlık alanında dünyanın saygın merkezlerinde görev yapan Türk bilim insanlarıyla kurulan akademik ilişkilerin büyük önem taşıdığını belirterek, uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımının Türkiye'deki bilimsel kapasitenin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesinin özellikle sağlık bilimleri alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye, uluslararası akademik ağları güçlendirmeye ve bilimsel üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü kaydeden Rektör Yılmaz, Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezini daha güçlü bir yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda yürütülen uluslararası akademik temasların yalnızca bilimsel iş birlikleri açısından değil, Türkiye'de organ nakli alanındaki sağlık hizmetlerinin gelişimi açısından da önemli katkılar sunacağını ifade eden Rektör Yılmaz, dünyanın saygın merkezlerinde görev yapan Türk bilim insanlarıyla kurulan bağların stratejik değer taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Hatırlanacağı gibi Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan Prof. Dr. Ahmet Gürakar; karaciğer nakli, hepatoloji, viral hepatitler ve ileri karaciğer hastalıkları alanlarında yürüttüğü çalışmalarla uluslararası düzeyde tanınan bilim insanları arasında yer alıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/dokuz-eylulde-organ-naklinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/dokuz-eylulde-organ-naklinde-yeni-donem.webp" type="image/jpeg" length="68236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene ve arı sokmalarına dikkat!]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/kene-ve-ari-sokmalarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/kene-ve-ari-sokmalarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan kene ve arı sokmalarına karşı vatandaşları uyaran Dr. Ayhan Ak, kırsal alanlar, parklar ve piknik bölgelerinde alınacak basit tedbirlerin önemli sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini belirterek, şüpheli durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasını tavsiye etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi hekimlerinden Dr. Ayhan Ak, yaz aylarında artan kene ve arı sokmalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Kenenin tek başına zehirli olmadığını belirten Ak, 'Kene, beslendiği hayvan ya da insandan enfekte ve bulaşıcı hastalıkları alarak insanlara taşıyabilir. Bu nedenle özellikle otluk alanlarda ve kırsal bölgelerde dikkatli olunmalıdır' dedi.</p>

<p><strong>AÇIK RENKLİ KIYAFETLER TERCİH EDİLMELİ</strong></p>

<p>Kene riskine karşı alınabilecek önlemlere değinen Ak, 'Piknik, yürüyüş veya kırsal alan ziyaretlerinde açık renkli kıyafetler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorapların içine sokulmalıdır. Beyaz, krem, bej ve açık mavi gibi renkler kenenin daha kolay fark edilmesini sağlar. Eve dönüldüğünde mutlaka vücut kontrolü yapılmalıdır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kene tutunmasının ardından kızarıklık, şişlik ve ödem gibi belirtilerin görülebileceğini ifade eden Ak, 'Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra kişi yaklaşık 10 gün boyunca kendisini gözlemlemelidir. Vatandaşlarımız paniğe kapılarak keneyi kendileri çıkarmaya çalışmamalı, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır' dedi.</p>

<p><strong>ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR DAHA DİKKATLİ OLMALI</strong></p>

<p>Özellikle çocukların kene tutunmasını çoğu zaman fark edemeyebileceğini belirten Ak, 'Bu nedenle ailelerin açık alanlardan dönen çocuklarını mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Kene, saç dipleri, kulak arkası, koltuk altı ve bacak bölgelerine tutunabiliyor. Alerjik yapıya sahip bireyler ve yaşlılar biraz daha hassas olmalı. Şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasını tavsiye ediyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ARI SOKMALARI DA RİSK OLUŞTURUYOR</strong></p>

<p>Yaz aylarında sık karşılaşılan bir diğer riskin arı sokmaları olduğunu belirten Ak, 'Bal arısı iğnesini bıraktığı için bir cımbız yardımıyla çıkarabiliriz. Bölgeyi sabunlu ılık suyla yıkadıktan sonra soğuk kompres uygulayabiliriz. Özellikle ağız ve dil bölgesindeki şişliklerden çekiniyoruz. Eşek arısı sokmaları daha şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Solunum güçlüğü, yutma problemi veya ağız içerisinde şişlik oluşması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır' dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/kene-ve-ari-sokmalarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/kene-ve-ari-sokmalarina-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="12280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Yaza fit girmek isterken sakatlanmayın']]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/yaza-fit-girmek-isterken-sakatlanmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/yaza-fit-girmek-isterken-sakatlanmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaz öncesi fit görünmek için bilinçsizce spora başlayan Gülay Kutlu (60) ve Memduh Özkaynak (49), yanlış egzersiz nedeniyle sakatlandı. Akdeniz Üniversitesi'nden (AÜ) Prof. Dr. Nehir Samancı Karaman, hızlı sonuç alma isteğinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz öncesi kısa sürede fit görünmek isteyenlerin bilinçsiz yaptığı egzersizler, ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor. Antalya'da yaşayan Gülay Kutlu, televizyon programlarında gördüğü hareketleri yoğun şekilde uyguladıktan sonra bel fıtığı yaşarken, yıllardır spor yapan Memduh Özkaynak'ın ise ağır kilo kaldırması sonucu omzunda yırtık oluştu.</p>

<p>Ev hanımı Gülay Kutlu, kış aylarında aldığı kiloları vermek için evde yoğun egzersiz yapmaya başladığını belirterek, 'Yaza giriyoruz diye hızlı kilo vermek istedim. Televizyonda gördüğüm egzersizleri yoğun şekilde yaptım. Yanlış hareketler nedeniyle belimde çok şiddetli ağrı başladı. Birkaç gün bekledim, geçmeyince fizik tedaviye başvurdum ve bel fıtığı olduğumu öğrendim' diye konuştu. Yanlış yaptığını sonradan fark ettiğini belirten Kutlu, 'Artık yaşıma ve kiloma uygun egzersizlerin bilinçli yapılması gerektiğini biliyorum. Herkes televizyonda gördüğü hareketleri uygulamamalı, birden yüklenmemeli' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'SPOR SALONUNUN ÖNÜNDEN GEÇMEYE KORKUYORUM'</h2>

<p>2013 yılından bu yana farklı sporlarla ilgilendiğini söyleyen ziraat mühendisi Memduh Özkaynak ise vücut geliştirme sırasında ağır kilolar nedeniyle omzunda yırtık oluştuğunu anlattı. Özkaynak, 'Daha fazla gelişmek için ağır kilolar kaldırmaya başladım. Özellikle omuz çalışırken kendimi zorladım ve omzum yırtıldı. Şimdi 7 aydır spor salonlarının önünden geçmeye korkuyorum' ifadelerini kullandı. Spor salonlarında insanların birbirinden etkilenerek kapasitesinin üzerine çıktığını söyleyen Özkaynak, 'İnsan gaza geliyor. Karşındaki daha ağır kaldırınca sen de yapmak istiyorsun ama bu büyük hata. Hafif kilo ve sık tekrar daha doğruymuş. Isınma ve soğumanın önemini de yaşayarak öğrendim' diye konuştu.</p>

<h2>'AŞIRI YÜKLENME CİDDİ HASARLARA YOL AÇABİLİR'</h2>

<p>AÜ Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Prof. Dr. Nehir Samancı Karaman ise yaz öncesi hızla sonuç alma isteğinin ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi. Prof. Dr. Karaman, 'Aşırı ağırlık kaldırma ve yoğun yüklenmeler kas-tendon kopmaları, menisküs yırtıkları, bel ve boyun fıtıkları gibi ciddi problemlere yol açabiliyor. Hazır olmayan bir vücutla yapılan ağır sporlar kalp ritim bozuklukları ve böbrek hasarına kadar ilerleyebiliyor' dedi.</p>

<p>Egzersizlerin kişiye özel planlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Karaman, 'Televizyonda ya da sosyal medyada görülen hareketler herkese uygun değildir. Egzersizler kişinin yaşı, kilosu, kas gücü ve sağlık durumuna göre planlanmalı. Ani ve aşırı yüklenme yerine orta yoğunlukta ve kademeli spor tercih edilmeli' diye konuştu.</p>

<p>Yaza fit girmek isteyenlere uyarıda bulunan Karaman, spor yoğunluğunun haftalık en fazla yüzde 10 artırılması gerektiğini belirterek, 'Amaç kısa sürede kilo vermek değil, sürdürülebilir ve sağlıklı bir yaşam alışkanlığı kazanmak olmalı' dedi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/yaza-fit-girmek-isterken-sakatlanmayin</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/y-a-z-a-f-i-t-g-i-r-m-e-k-i-s-t-e-r-k-e-n-s-a-k-a-t-l-a-n-m-a-y-i-n-1343869-399138.jpg" type="image/jpeg" length="54530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz tatili öncesi kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/yaz-tatili-oncesi-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/yaz-tatili-oncesi-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle 50 yaş üstü, tansiyon ve kalp hastalığı riski taşıyan kişiler sıcak havuz, sauna ve hamam kullanımında hayati risk altında olabileceğine dikkati çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, uzun süre yüksek ısıya maruz kalmanın ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte termal havuzlar, spa merkezleri, hamam ve saunalar yeniden yoğun ilgi görmeye başladı.</p>

<p>Ancak uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireyler için yüksek ısılı ortamların ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, yüksek sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın kalbin çalışma yükünü dramatik biçimde artırdığını belirterek özellikle ileri yaş grubunda kalp krizi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Hamam, sauna ve yüksek sıcaklıktaki termal havuzlarda tüm vücuttaki damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyonun düştüğüne vurgu yapan Dr. Köksal, terleme ile kaybedilen sıvı da tabloyu daha riskli hale getirdiğini belirterek, 'Düşen tansiyonu dengelemek için kalbin çok daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum 'aşırı eforla koşmaya' benzetilebilir. Özellikle, 50 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, aşırı kilolu bireyler, kolesterol ve kan yağları yüksek olanlar, ailesinde kalp krizi öyküsü bulunanlar, sigara ve tütün kullananlar için sauna ve hamam kullanımının ciddi risk taşıyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Köksal, kalp hastalığı açısından risk grubunda yer alan kişilere yüksek ısıdaki sauna, hamam ve banyoları kesinlikle önermediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>TERMAL HAVUZLARDAKİ GİZLİ TEHLİKE: ASTIM VE AKCİĞER ÖDEMİ</strong></p>

<p>Yüksek sıcaklığın yalnızca kalbi değil solunum sistemini de tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Köksal, özellikle klorlu havuzlar ve yoğun su buharının astım hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Termal havuzlarda oluşan yoğun buharın akciğerlerdeki hava keseciklerinde birikerek nefes almayı zorlaştırabileceğini ifade eden Köksal, bu durumun ani astım ataklarını ve akciğer ödemini tetikleyebileceğini belirtti.<br />
Özellikle; astım hastaları, KOAH hastaları ve kalp yetmezliği bulunan kişiler ani nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaşayabiliyor. Dr. Köksal, bu belirtilerin ciddiye alınmaması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Cengiz Köksal, yaz aylarında sauna, hamam ve termal havuz kullanacak kişilere önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<p>• Sauna ve hamam süresini 10-15 dakikayla sınırlayın<br />
• İşlem öncesi ve sonrası bol su tüketin<br />
• Aç ya da aşırı tok şekilde sıcak ortama girmeyin<br />
• Kalp, tansiyon ve solunum hastalığınız varsa doktora danışmadan termal havuz kullanmayın<br />
• Baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı hissederseniz ortamı hemen terk edin</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/yaz-tatili-oncesi-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2025/07/sahil-3.jpg" type="image/jpeg" length="81593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz tehlike: Türkiye'de binlerce kişi Çölyak hastası olduğunu bilmiyor!]]></title>
      <link>https://www.gundemalanya.com/sessiz-tehlike-turkiyede-binlerce-kisi-colyak-hastasi-oldugunu-bilmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gundemalanya.com/sessiz-tehlike-turkiyede-binlerce-kisi-colyak-hastasi-oldugunu-bilmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de binlerce kişinin çölyak hastası olduğunu fark etmeden yaşamaya devam ettiği tahmin ediliyor. Uzmanlar, her 100 kişiden 1’inde görülen ve genellikle “sessiz” ilerleyen çölyak hastalığına karşı uyarılarda bulunurken, teşhis konulmadan bilinçsizce glütensiz beslenmenin faydadan çok zarar verebileceğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, çölyak hastalığının sık görülen ancak yeterince tanınmayan bir otoimmün hastalık olduğunu belirtiyor. Gluten proteinine karşı gelişen bu hastalık, ince bağırsakta hasara yol açarak besin emilimini bozabiliyor. Hastalığın birçok kişide “sessiz” şekilde ilerlemesi ise erken teşhisi zorlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tanı Almadan Glütensiz Beslenmek Riskli</strong></h2>

<p>Sağlık uzmanları, herhangi bir şikayet olmadan veya doktor kontrolü olmaksızın glütensiz beslenmeye yönelmenin doğru olmadığını vurguluyor. Tanı konmadan başlanan glütensiz diyetin hem beslenme yetersizliklerine hem de gereksiz kısıtlamalara yol açabileceğini, dolayısıyla faydadan çok zarar getirebileceğini belirtiyorlar. Çölyak hastalığından şüphelenen kişilerin mutlaka gastroenteroloji uzmanına başvurarak gerekli tetkikleri yaptırması öneriliyor. Erken teşhis edilen çölyak hastalığında tek etkili tedavi yöntemi ise ömür boyu sıkı bir glütensiz diyet uygulamak olarak gösteriliyor. Bu haber, çölyak hastalığı, glütensiz beslenme, sessiz çölyak belirtileri ve çölyak tanısı aramalarında da öne çıkmak üzere hazırlandı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gundemalanya.com/sessiz-tehlike-turkiyede-binlerce-kisi-colyak-hastasi-oldugunu-bilmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemalanyacom.teimg.com/crop/1280x720/gundemalanya-com/uploads/2026/06/colyak-1.jpg" type="image/jpeg" length="30379"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
