Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli, son dönemde ekonomi gündeminde yer alan kredi kartı limit kısıtlamaları ve bunun turizm harcamalarına yansımaları üzerine kritik açıklamalarda bulundu. Türk vatandaşlarının seyahat alışkanlıklarındaki değişimini aktaran Gencelli açıklamasına şu ifadelere yer verdi:
“2022 yılından bu yana yurt dışı seyahat pazarına bakacak olursak, Türklerin yurt dışına ilgisi hızla artarken, kalış süreleri kısalmış; buna karşılık harcama tutarları yükselmiş ve harcamanın yönü değişmiş görünüyor. 2022’den bu yana yurt dışına çıkan Türk vatandaşlarının sayısı yüzde 64 arttı. Aynı dönemde toplam turizm gideri yüzde 88 artarak 9,6 milyar dolara ulaştı. Buna karşın ortalama geceleme süresi 15 geceden 9,1 geceye geriledi. Yani daha kısa kalıyoruz ama daha fazla para harcıyoruz. Kişi başı harcama ise yüzde 15 artışla 807 dolara çıktı.”
“VATANDAŞ GEZMEYE DEĞİL ALIŞVERİŞE GİDİYOR”
“Bu artışın niteliğine baktığımızda tablo daha da netleşiyor. Vatandaş artık yurt dışına sadece gezmek için değil, aynı zamanda alışveriş yapmak için gidiyor! Özellikle giyim–ayakkabı ile halı–kilim alışverişlerinde yaşanan ciddi yükseliş, harcama şeklinin nasıl değiştiğini açıkça ortaya koyuyor. Bu dönüşümün arkasında Türkiye’deki yüksek enflasyon, uzun süre baskılanan döviz kuru ve buna bağlı olarak artan iç pahalılık bulunuyor. Pandemi sonrası dönemde vatandaş yurt dışında daha kısa süre kalıyor ama alışveriş ağırlıklı ve daha yüksek bütçeli seyahatler yapıyor. Üstelik Türkiye’den yurt dışına giden ziyaretçi sayısındaki artış, aynı dönemde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi artışını da geçmiş durumda!”
“LİMİT KISITLAMASI İÇ TURİZMİ VURUR”
“Burada kritik bir noktaya özellikle dikkat çekmek gerekiyorum. Son dönemde uygulamaya alınacak olan kredi kartı limitlerinin kısıtlanması, finansal disiplin ve istikrar açısından doğru bir adım olabilir. Ancak mesele limitin düşürülmesi değil, limitin kime ve nasıl verildiğidir. Kredisini düzenli kullanan, ödeme disiplini olan ve kredibilitesi yüksek tüketicilerin kredi kartı limitlerinin kısıtlanması; yalnızca bankacılık sistemini değil, turizm başta olmak üzere tüm hizmet sektörünü olumsuz etkiler. Bu kesimin harcama alanlarının daraltılması, piyasada satışların düşmesi anlamına gelir. Bu durum özellikle bizim sektörümüzde, iç turizmde talebin daha da zayıflamasına yol açar.”
“TURİZM İÇİN STRATEJİK KALDIRAÇ OLMALI”
“Oysa doğru kurgulanmış bir taksitlendirme ve segmentasyon modeli, iç pazarda canlılık yaratır, iç turizmi destekler ve vatandaşın kendi ülkesinde tatil yapabilmesini kolaylaştırır. Aksi halde bugün rakamlarla da gördüğümüz üzere, vatandaş kısa süreli de olsa yurt dışına yönelmekte ve tatil için ayırdığı bütçeyi Türkiye yerine başka ülkelere harcamaktadır. Özetleyecek olursam; kredi kartı politikaları yalnızca finansal denge aracı olarak değil, aynı zamanda turizm açısından iç turizmi ve hizmet sektörünü destekleyecek stratejik bir kaldıraç olarak ele alınmalıdır. Doğru müşteriye doğru kredi kartı limiti ve esnekliği sağlanırsa hem iç turizm canlanır hem de paramız yurt dışına değil, kendi ülkemizde kalır.”