ANTGİAD tarafından düzenlenen geleneksel iftar yemeği, yoğun katılımla Su Otel'de gerçekleşti. Programın açılışında konuşan ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, ramazan ayının yalnızca bir ibadet dönemi değil, insanın kendisiyle yeniden bağ kurduğu, dinginleştiği ve iç muhasebe yaptığı özel bir zaman dilimi olduğuna vurgu yaptı. Yavaş, 'İnsani duygularımız kaybolmuyor, sessizleşiyor, bastırılıyor ve görünmez hale geliyor. Çünkü çağımızda hız var ama derinlik yok, gürültü var ama anlam yok' dedi.
'TOPLUM BİRBİRİNE KARŞI ETİKETLER OLUŞTURUYOR'
Toplumsal kutuplaşmaya dikkati çeken Yavaş, bu tablonun kendiliğinden oluşmadığını vurgulayan Yavaş, şu değerlendirmeyi yaptı:
'Bugün kutuplaşma; tahammülsüzlük ve empati yoksunluğu ile beslenen bir iklimdir. İnsanlar artık fikirleriyle değil, etiketleriyle tanımlanıyor. Toplum birbirini kucaklamak yerine, birbirine karşı zıt kutuplar oluşturuyor.' Kutuplaşmanın kısa vadede bazı aktörlere alan açsa da uzun vadede toplumsal zarar ürettiğini belirten Yavaş, 'Kutuplaşma sorunları çözmez, sadece erteler. Ve ertelenen her sorun, büyüyerek geri döner' diye konuştu.
'DİL BOZULURSA, DÜŞÜNCE DE DARALIR'
Konuşmasında dilin toplum üzerindeki belirleyici etkisine özel bir parantez açan Ercan Yavaş, kelimelerin anlam kaybının düşünce dünyasını da daralttığını ifade etti. Yavaş, 'Toplumlar önce kelimelerle ayrışır. Eleştiri tehdit, farklılık tehlike olarak görülmeye başlandığında, insanlar düşüncelerinden değil kelimelerden korkar hale gelir. Dili kim yönetiyorsa, zihni de o yönetir' dedi.
'SORUN KAYNAK YETERSİZLİĞİ DEĞİL, PAYLAŞIM EKSİKLİĞİ'
Dünyadaki çatışmaların temel nedenlerine de değinerek, kaynakların yeterli olmasına rağmen süregelen kavgaların insani eksikliklerden beslendiğini vurgulayan Yavaş, 'Dünyada hepimize yetecek kadar hava, su ve gıda var. Sorun kaynak yetersizliği değil; insani yetersizliktir. Paylaşma eksik, vicdan eksik, anlam eksik' diye konuştu.
'VİCDAN YOKSA, EN GÜÇLÜ SİSTEMLER BİLE ÇÖKER'
Konuşmasının ilerleyen bölümünde vicdan kavramına da vurgu yapan ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, 'Vicdan insanın içindeki en sessiz ama en güçlü pusuladır. Yasa yokken de doğruyu gösterir, kamera yokken bile yanlışı durdurur' dedi. Sevginin ise toplumları ayakta tutan en güçlü bağ olduğuna dikkati çeken Yavaş, ramazan ayının bu anlamda önemli bir vicdan ve sevgi hatırlatması sunduğunu ifade etti. ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş konuşmasının finalinde, 'Fabrika ayarlarımıza dönersek, iyi insan oluruz' diye konuştu.
'İNSAN BOZULMADI, SADECE UNUTTU'
Gecenin konuk konuşmacısı Prof. Dr. Sinan Canan, 'İnsanın Fabrika Ayarları' başlıklı konuşmasında insan doğasının temel özelliklerine, günümüz yaşam tarzının zihin ve duygu dünyası üzerindeki etkilerine dikkati çekti. Canan, insanın doğuştan getirdiği biyolojik ve psikolojik donanımın, günümüz yaşam biçimiyle çoğu zaman çeliştiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
'İnsan doğası gereği merhametli, öğrenmeye açık ve anlam arayan bir varlıktır. Ancak içinde yaşadığımız sistem, bizi bu özelliklerden uzaklaştıracak biçimde çalışıyor. Hızlı, tepkisel ve yüzeysel bir hayata alışıyoruz. Sürekli tetikte olan bir beyin, derin düşünemez. Sürekli kıyas yapan bir zihin, şükredemez. Sürekli yarış halinde olan bir insan da merhametini kolayca kaybedebilir.'
'İNSAN, ÖZÜNDE KÖTÜ DEĞİLDİR'
İnsanın özünde kötü olmadığını, ancak çevresel koşulların ve öğrenilmiş davranış kalıplarının bireyi dönüştürdüğünü belirten Canan, 'Her insan dünyaya masum ve potansiyel dolu gelir. Kötülük doğuştan gelmez; öğrenilir' dedi. 'Fabrika ayarlarına dönmek' ifadesinin bir nostalji çağrısı değil, bilinçli bir farkındalık süreci olduğunu dile getiren Canan, 'Fabrika ayarlarına dönmek demek, insanın kendi doğasını yeniden tanıması demektir. Kendi zihninin nasıl çalıştığını bilmek, duygularını fark etmek ve reflekslerini sorgulamak demektir' diye konuştu.
ANTGİAD ÜYELERİNE ÖZEL İMZALI KİTAP
Program sonunda Prof. Dr. Sinan Canan, 'İnsanın Fabrika Ayarları' adlı kitabını ANTGİAD üyeleri için imzalayarak armağan etti. Kitap imzası sırasında üyelerle birebir sohbet eden Canan, yoğun ilgi gördü.